Amasya
Amasya Valiliği
Kordinatı : 40°40′0″N, 35°50′0″E
İdari Yapı: İl
Vali : Mehmet Celalettin Lekesiz
İlçeleri : Göynücek, Gümüşhacıköy, Hamamözü, Merzifon, Suluova, Taşova
Alanı : Toplam 5.690 km²
Nüfus : 359.265
Alan kodu : 358
Plaka kodu: 05
Göynücek İlçesi : Yüzölçümü 578 km2, nüfusu 17.614 kişi olup, 2.776’sı ilçe merkezinde, 14.838’i ise belde ve köylerinde yaşamaktadır.
Gümüşhacıköy İlçesi : Yüzölçümü 653 km2, nüfusu 29.795 kişi olup, 14.057’si ilçe merkezinde, 15.738’ide belde ve köylerde yaşamaktadır.
Hamamözü İlçesi : Yüzölçümü 202 km2, nüfusu 6.161 kişi olup, 1.511’i ilçe merkezinde, 4.650’si köylerde yaşamaktadır.
Merzifon İlçesi : Yüzölçümü 970 km2, nüfusu 67.281 kişi olup, 45.613’ü ilçe merkezinde, 21.668’i köy ve beldelerde yaşamaktadır.
Suluova İlçesi : Yüzölçümü 516 km2, nüfusu 54.123 kişi olup, 42.715’i ilçe merkezinde, 11.408’i belde ve köylerde yaşamaktadır.
Taşova İlçesi : Yüzölçümü 1.041 km2, nüfusu 57.050 kişi olup, 15.556’sı ilçe merkezinde 41.494’ü belde ve köylerde yaşamaktadır.
-Coğrafi bilgiler
Amasya ili; Orta Karadeniz Bölümünün iç kısmında yer almaktadır. Doğudan Tokat, güneyden Tokat ve Yozgat, batıdan Çorum, kuzeyden Samsun illeri ile çevrilidir.
İlin yüzölçümü 5.701 km2 dir.
Toplam sınır uzunluğu 492 km olan ilin Samsun’la 169 km, Tokat’la 165 km, Yozgat’la 6 km, Çorum’la 152 km. sınır uzunluğu vardır.
İl genelinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği (rakım) 1.150 m, il merkezinin ise 411,69 m dir.
34° 57’ 06” - 36° 31’ 53” Doğu Boylamları ile 41° 04’ 54” - 40° 16’ 16” Kuzey Enlemleri arasındadır.
Ankara’ya 336 km, İstanbul’a 671 km uzaklıkta olan Amasya’nın komşu illere uzaklıklara ise Çorum’a 92 km, Samsun’a 131 km, Tokat’a 114 km, Yozgat’a ise 196 km dir.
İl merkezinin ilçelere uzaklıkları; Göynücek 46 km, Gümüşhacıköy 68 km, Hamamözü 90 km, Merzifon 46 km, Suluova 27 km ve Taşova 48 km dir.
-Jeolojik Yapı
Amasya ve çevresi çok farklı jeolojik dönemlerde birbirinden çok farklı ortamlarda gelişmiş kaya toplulukları ile zengin ve oldukça karmaşık bir jeolojik yapıya sahiptir. Bölgede gözlenen kaya birimleri günümüzden yaklaşık olarak ~430 milyon yıl önce oluşmuş ve başkalaşıma uğramış kayalardan günümüzde ovalarda çökelen alüvyona kadar uzanmaktadır.
Amasya, Sakarya kıtası olarak isimlendirilmiş eski bir kıtanın doğu uzantısını oluşturan Tokat masifinin içerisinde yer alır. Tokat masifi, batıda Çankırı havzası, güneyde Neotetis okyanusunun sınırı, kuzeyde ise Kuzey Anadolu Fayı ile sınırlanır. Bölge, Pontidler olarak adlandırılan ve tüm Karadeniz şeridi boyunca izlenen dağ kuşağının bir parçasıdır.
Günümüzden ~29 milyon yıl önce Karadeniz dağ kuşağı (Pontidler) yükselmeye başlamış ve devamında Kuzey Anadolu Fayının (~11 my) ve onun yan kollarının oluşmasıyla birlikte bölgenin güncel coğrafyası (akarsular, ovalar ve dağlar) belirginleşmiştir. Bu durumun morfolojik ifadesi havzaların açılması ile havza sınırlarının yükselmesidir. Havzaların zaman içerisinde genişlemesi ve derinleşmesi ile birlikte havza içlerinde kalın bir çökel örtü oluştururken, havza kenarlarında ise eskiden günümüze akarsu ve vadi sistemlerinin ürünü olan alüvyal yelpazeler oluşur. Amasya çevresinde büyük bir alan kaplayan genç havzalar (Suluova, Geldingen, Taşova ve Aydınca ovaları) bu dönemde oluşmuştur ve bunların içlerinde alüvyon çökelmesi hala sürmektedir.
Bölge jeolojisi Paleozoyik yaşlı dayanıklı metamorfik (başkalaşım) kayalardan havza içlerinde ve akarsu yataklarında oluşmuş güncel zayıf birimlere kadar uzanan geniş bir yelpazede kaya topluluklarına sahiptir. Bu kaya toplulukları arasındaki sınırlar çoğunlukla eski tektonizmaya bağlı olan yapısal hatlar kontrolündedir. Güncel çökeller ise aktif faylarla kesilir. Bölgede yaygın olarak gözlenen ve geniş bir alanda yüzlek veren birimler;
Yeşilırmak Metamorfiti ( Try); Metabazitler ve bunlarla ardalanan fillat, sleyt ve mermerlerdir.
Laçin Metaolistromal Karmaşığı (Try); Yeşilşist fasiyesine özgü mineral toplulukları içerir.
Bilecik Kireçtaşı (Jb); Birim tabanda genellikle bir veya birkaç metre kalın konglomera veya kumlu kireçtaşı ile başlar ve üste doğru masif kireçtaşına geçer.
Amasya Formasyonu (Kam); Altta konglomera ile başlayıp, üste doğru karbonat kireçtaşlarına, daha sonrada beyaz, pembe ve kırmızı renklerde, killi, ince ve belirgin kireçtaşlarına geçer.
Lokman Formasyonu (Klo), Altta konglomera, üste doğru marn ara katkılı, bol bitki kırıntılı bir kumtaşına geçer. Lokman formasyonu içerisinde bulunan fosiller sığ bir denizel ortamı (resif ve delta) belirtmektedir.
Çekerek Formasyonu (Tcek); Kumtaşı, silttaşı ve karbonatlı kumtaşı egemendir.
Göynücek Formasyonu; Andezit, bazaltik andezit, trakit gibi lavlar ile aglomera ve tüflerdir. Neojen Kırıntılı Birimleri (N); Tabanı kaba bir konglomera ile oluşur. Karbonatça zengin marnlar, silttaşı ve kiltaşlarından oluşur.
Güncel Birimler (PIQ ve Q); Bu birimler akarsu ova içlerinde, akarsu vadi ve boğazların tabanında ve taraçalarda bulunmaktadır.
-Yeryüzü Şekilleri
Yeşilırmak Havzasının Genel Durumu:
Yeşilırmak Havzası, Karadeniz sıra dağlarının hemen arkasındaki bölgede olup güney kısmı Orta Anadolu yaylalarının bir devamıdır. Havzanın en dar yeri Koyulhisar civarında olup genişliği 30,5 km, en geniş yeri ise Ladik – Zile – Akdeğirmenli yönünde ve genişliği 170 km dir. Doğduğu Köse Dağları'ndan itibaren batıya doğru akan Yeşilırmak Tokat ve Turhal ovalarından geçerek Geldingen Ovası’ndan itibaren kuzeye yönelir, Canik Dağları’nı yararak Topuzlu ve Eğrikazık Dağları arasından Çarşamba Ovası’na açılır. Bu ova içinden geniş bir delta yapan Yeşilırmak Çatlı Burnu'ndan denize dökülür.
Yeşilırmak ile kollarını oluşturan Çekerek Irmağı, Tersakan Çayı ve Kelkit Çayı havzaları çok geniş bir alanı kapsamakta olup havzanın genişliği 36.144 km2 dir.
Yeşilırmak üzerindeki başlıca ovalar Tokat ile Turhal İlçesi arasında uzanan Kazova, aşağılarda Geldingen Ovası, Taşova ve Çarşamba ovalarıdır. Yeşilırmak Havzası’nda Kaz Gölü, Ladik Gölü ve Borabay Gölü mevcuttur.
Dağlar
Amasya hem Yeşilırmak Nehrinin ana kollarının birleştiği hem de dağların birleştiği bir noktada olması sebebiyle oldukça engebeli bir yüzey şekline sahiptir.
Deniz seviyesinden en yüksek noktası 2061 m. ile Akdağ Tepesi, deniz seviyesinden en düşük noktası ise 160 m. ile Taşova – Umutlu Köyünde Hasan Uğurlu Barajı’nın su toplanma alanının başladığı noktadır. Dağlar doğu batı istikametinde uzanır.
İldeki başlıca dağlar;
Canik Dağları:
Kızılırmak’tan başlayarak, Yeşilırmak ve Kelkit Çayı ile Karadeniz arasından Melet Irmağına kadar uzanır. Deniz seviyesinden en yüksek noktası 2.181 m Amasya ili sınırları içerisindeki en yüksek noktası 1.376 m ile Çalıca Tepesidir.
Karaömer Dağı:
Tersakan Çayı ve Destek Çayı ile Akdağ arsındadır. Kuzey Anadolu Fay hattı, Canik Dağları ile arasında sınırdır. En yüksek noktası 1.979 m ile Karaömer Tepesidir.
Akdağ:
Güneyi Yeşilırmak, kuzeyi Şeyhsuyu ve Kocaalan Çayı ile çevrilidir. En yüksek noktası 2.061 m ile Akdağ Tepesidir.
Sakarat Dağı:
Amasya Ferhatarası Vadisi'nden başlayarak Yeşilırmak ve Kelkit Çayı'nın arasından Köse Dağına kadar dayanır. En yüksek noktası 1.956 m ile Cami Tepesidir.
Sarıtaş Dağı:
Yeşilırmak ile Deliçay arasındadır. Deliçay'ın Yeşilırmak'a karıştığı noktada başlayıp Kuruçay'da biter. Deniz seviyesinden 1.159 m Sarıtaş Tepesi'dir.
Buzlu Dağ:
Zile ovası ve Çekerek Irmağı ile çevrilidir. En yüksek noktası 1.392 m ile Beşik Tepe'dir.
Karadağ:
Çorum Çayı ile Çekerek Irmağı arasındadır. Çorum Çayı'nın, Çekerek Irmağı'na aktığı noktada biter. En yüksek noktası 1.524 m ile Kuş Yuvası Tepesi'dir.
Çakır Dağı:
Çorum şehir merkezinden başlayıp Amasya Kalesi'ne kadar uzanır 1.375 m ile Yeldeğirmeni Tepesi'dir.
Eğerli Dağı:
Çorum ovasından başlayıp Merzifon ovasına kadar uzanır. En yüksek noktası 1.776 m ile Kaldırım Tepesi'dir.
İnegöl dağı:
Kuzeyi Kavşak Çayı, güneyi Hamamözü çayı, batısı Kızılırmak doğusu Gümüş ovası ile sınırlıdır. Deniz seviyesinden en yüksek noktası 1.873 m ile İnegöl Tepesidir.
Tavşan Dağı:
Merzifon Ovasıyla Kızılmak ve Kuzçayı ile sınırlıdır. En yüksek noktası 1.901 m ile Yuvalı Tepesi’dir.
- Yaylalar
Amasya'daki yaylalar Karadeniz ikliminden, İç Anadolu iklimine geçiş bölgelerinde olduğu için bitkisel açıdan oldukça zengindir. Hem Karadeniz ikliminde yetişen hem de İç Anadolu ikliminde yetişen bitki türlerini vardır. Ancak son yıllarda aşırı zirai ilaç ve gübre kullanımı, aşırı otlatma, tarla açma gibi nedenlerle yaylalar tahrip olmuş, üst kısımlarda hemen hemen ana kaya çıkmıştır. Yayla kenarlarındaki ormanlarda yaşlı ağaçların yerine gençlik gen ağaçlar yetişmemekte ve orman sınırı git gide aşağılara düşmektedir.
Kabaoğuz Yaylaları :
Tavşan Dağı'nın batı tarafındadır. Denizden Ortalama Yüksekliği 1.400 m civarında olup yılda bir kez Kabaoğuz şenlikleri düzenlenmektedir.
Tavşandağı Yaylaları :
Tavşan Dağı'ndaki düzlüklerdir. Denizden Ortalama Yüksekliği 1.500 m dir.
Akdağ Yaylaları :
Akdağ tepelerindedir. Denizden Ortalama Yükseklikleri 1.850 m olup yayla şenlikleri düzenlenmektedir.
Sarıçiçek Yaylaları :
Karaömer Dağının doğu taraflarındaki düzlüklerdedir. Ortalama Yüksekliği 1.650 m civarlarındadır.
Destek Yaylaları :
Canik Dağları üzerinde Destek Çayı'nın kuzeylerindeki yüksek düzlüklerdir. Ortalama Yüksekliği 1.200 m civarlarındadır.
Boğalı Yaylaları :
Sakarat Dağı'ndadır. Ortalama yüksekliği 1.850 m civarlarındadır.
Çatalçam Yaylaları :
Eğerli Dağı'nın Amasya sınırları içinde kala yüksek düzlüklerindedir. Ortalama yüksekliği 1.400 m dir.
İnegöl Yaylaları :
İnegöl Dağı üzerindedir. Ortalama yüksekliği 1.600 m dir.
-Vadiler
Yeşilırmak vadisi: Yeşilırmak nehrinin oluşturduğu en önemli ve uzun vadidir. Yeşilırmak vadisi, çok verimli alüvyal topraklardan oluşmaktadır. Vadide mikroklima özelliğinde iklim hüküm sürmekte, özellikle meyvecilik ve sebzecilik önemli bir tarımsal faaliyet olarak öne çıkmaktadır.
Göynücek Vadisi :
Çekerek Irmağı'nın geçtiği yerdir. Çorum Ortaköy'de başlar Geldingen Ovası’nda biter. Karadağ ile Buzlu Dağ arasındadır. 37 km uzunluğundadır.
Karaçavuş Vadisi :
Yeşilırmak üzerindeki vadilerdendir. Kuruçay'ın Yeşilırmak'a döküldüğü yerden başlayıp, Deliçay’ın Yeşilırmak'a karıştığı noktada biter. Sarıtaş Dağı ile Buzlu Dağ arasındadır. 39 km uzunluğundadır. İçinde Şahin Kayası Kanyonu vardır.
Ezine Vadisi :
Ezine Fay Hattı'nın oluşturduğu vadidir. Sarıtaş Dağı ile Sakarat Dağı'nın arasındadır. İçinden Deli çay geçer. 39 km uzunluğundadır.
Ferhatarası Vadisi :
Yeşilırmak üzerindeki vadilerdendir. Kayabaşı Köyü'nden Amasya Hacılar Meydanı'na uzanır. 10 kilometre uzunluğundadır.
Beşgöz Vadisi :
Boğazköy ile Tersakan Çayı'nın Yeşilırmak'a döküldüğü yer arasıdır. 8,5 km uzunluğundadır.
Onlukköprü Vadisi :
Yeşilırmak üzerindeki vadilerdendir. Tersakan Çayı'nın Yeşilırmak'a döküldüğü yerde başlar, Ziyaret ve Yenice Beldelerinden geçerek Kuzgeçe Köyü'nde biter. 20 km uzunluğundadır. Amasya Elması’nın yetiştiği vadidir.
Durucasu Vadisi :
Yeşilırmak üzerindeki vadilerdendir. Kuzgeçe Köyü'nde başlar, Taşova Çambükü Köyü'nde biter. 18 km uzunluğundadır.
Destek Vadisi :
Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın geçtiği vadidir. Destek Çayı akar. Kelkit Çayı'nın Yeşilırmak'a karıştığı noktada biter. 33 km uzunluğundadır.
Gökdere Vadisi :
İçinden Gökdere geçer. 22 km uzunluğundadır.
-Ovalar
Amasya ili genel olarak dağlık bir yapıdadır. Geldingen ovası, Suluova Ovası, Merzifon Ovası ve Gümüş Ovası il tarımı için en önemli yerlerdir. Bu dört ova İlin yüzölçümünün yaklaşık % 24’ünü kapsamakta olup, özellikle Amasya-Taşova arasında uzanan Yeşilırmak Vadisi’nin etrafında çok verimli ve mikroklima özelliğinde tarımsal alanlar mevcuttur.
Geldingen Ovası :
Amasya İli sınırlarında yağışın en az düştüğü (yıllık ortalama 400-500 mm) bölgedir. Karasal iklim hakimdir. Ortalama yükseklik 450 metre civarlarındadır. Amasya merkez ilçenin güneyinde bulunan ve Yeşilırmak vadisinin başlangıcı olan bölümde bulanan Geldingen ovası ilde bulunan en önemli ovadır. Ova 48.400 ha alan ile il yüzölçümünün yaklaşık %8,8’ini kapsamaktadır. Gökhöyük Tarım İşletmesi bu ova üzerinde kuruludur. Çekerek Iramağı, Çorum Çayı, ve Efennik çayını aşındırmalarıyla oluşmuştur. Sulama kaynaklarının kirliğinden ve yazın suyun çok azalmasından dolayı sulama sorunu vardır. Yozgat ili Çekerek ilçesi sınırları içinde Çekerek nehri üzerinde inşaatı yapılan Süreyyabey Barajı’nın tamamlanması ile sulama sorunu büyük ölçüde çözülecektir.
Suluova Ovası :
Ortalama yükseklik 550 m civarındadır. Suluova ilçe merkezinin güney ve güney doğusunu kaplayan önemli bir ova olan Suluova ovası Yeşilırmak nehrinin kollarından Tersakan’ın ortasından geçtiği yaklaşık 40.000 ha alan ile il topraklarının %7,3’ünü kapsamaktadır. Yedikır Barajı, Şeyh Şuyu, Değirmendere önemli sulama kaynaklarındandır.
Merzifon Ovası :
Ortalama yükseklik 700 m dir. 31.100 ha alanı ile ilin en büyük 3. ovasıdır. İl Yüzölçümü’nün %5,6’lık kısmını kapsamaktadır. Gümüşsuyu ve Salhan Çayları'nın yanısıra Yüzüncüyıl, Alala Göletleri ile Yedikır Barajı önemli sulama kaynaklarıdır.
Gümüş Ovası :
Denizden ortalama yüksekliği 750 m dir. Gümüşhacıköy ilçesinin güney ve güneydoğusunu kapsamakta olup 5.400 ha alanı ile ilin dördüncü önemli ovasıdır. Gümüşsuyu, Büyük Dere, ve Kavşak Çayı önemli sulama kaynaklarıdır. Ovanın büyük kısmında sulama ihtiyacı mevcuttur.
Aydınca Ovası :
Denizden ortalama yüksekliği 700 m dir. Ortasından Deliçay geçmektedir. Mikroklima iklime sahip ova 4.000 ha alanı kaplamaktadır.
-Akarsular
Amasya ilinin en önemli akarsuyu Yeşilırmaktır. Amasya ili sınırları büyük oranda Yeşilırmak havzasında yer almakta olup, Gümüşhacıköy ilçesinin bir kısmı Kızılırmak Havzası'nda yer almaktadır.
Yeşilırmak :
Sivas İli Suşehri İlçesi’nin güneybatısındaki Köse Dağları’ndan doğan Yeşilırmak 519 km uzunluğundadır. İl arazisine güneyden girerek Kayabaşı mevkiinde 256 km. uzunluğundaki Yozgat topraklarından doğan Çekerek Çayı ile Kayabaşı’nda birleşir. Amasya şehir merkezinden geçerek Ladik Gölü'nden çıkan Tersakan Çayı ve Taşova Erbaa sınırında Kelkit Çayı ile birleşerek Samsun il sınırları içinde Çarşamba’dan Karadeniz’e dökülür. Yeşilırmak nehrinin bu zamana kadar ölçülen maksimum debisi 1.914 m3/s, minimum debisi 1.83 m3/s ve ortalama debisi 121 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 5707x106 m3 tür. Taşkınlar genellikle mart, nisan, mayıs aylarında gerçekleşir. Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 129 km dir.
Tokat’ın 35 km doğusunda Almus İlçesi’nin bulunduğu yerde Yeşilırmak üzerinde 80 m yükseklikte Almus Barajı, hemen sonra da Ataköy Barajı vardır. Ayrıca Çarşamba İlçesi’nin 40 km güneyinde Ayvacık’ta 175 m yükseklikte Hasan Uğurlu Barajı ve onun mansabında Balahor’da Suat Uğurlu Barajı mevcuttur.
Çekerek Irmağı :
Sivas İli’nin 50 km kuzeybatısındaki 2500 m yükseklikteki Yıldız Dağları’ndan doğar, batıdan gelen Çorum Çayı ile birleşerek Amasya’nın 15 km güneyinde Yeşilırmak’a karışır. Çekerek Irmağı’nın uzunluğu 200 km, Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 45 km olup şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debi 362 m3/s, minimum debi 0.09 m3/s, ortalama debi ise 20 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 842x106 m3 tür. Taşkınlar mart, nisan ve mayıs aylarında meydana gelmektedir. Önemli kolları Çorum ve Efennik Çaylarıdır.
Çekerek Irmağı üzerinde özellikle Amasya İli’nin taşkınlardan koruması, enerji üretimi ve sulama amaçlı Süreyyabey Barajı inşa edilmektedir.
Tersakan Çayı :
1.925 m yükseklikte Akdağ eteklerinden doğar, Ladik Gölü’nün fazla suyunu alarak Havza İlçesi’nden geçer ve Amasya İli içerisinde Yeşilırmak’la birleşir. Uzunluğu 100 km, Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 41 km olup şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debisi 317 m3/s, minimum debisi 0.021 m3/s, ortalama debisi 3.96 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 125x106 m3 tür. Taşkınlar genellikle mart, nisan, mayıs ve yaz aylarında sağanaklar nedeniyle olur.
Tersakan Çayı’nın Şeyhsuyu, Gümüşsuyu, Derinöz ve Salhan çayı önemli kollarıdır. Bu kollar üzerinde Gümüşhacıköy Ovası, Merzifon Ovası ve Suluova yer almaktadır. Ayrıca Derinöz Çayı üzerinde Derinöz Barajı vardır.
Kelkit Çayı :
Erzincan’ın kuzeybatısında 2600 m yükseklikteki dağlardan doğar. Doğu-Batı istikametinde Kelkit, Suşehri, Koyulhisar, Reşadiye, Niksar, Erbaa ilçelerinden geçerek Amasya-Tokat sınırında Yeşilırmak ile birleşir. Uzunluğu 400 km, şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debisi 905 m3/s, minimum debisi 47 m3/s, ortalama debisi 70.5m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 2526x106 m3 tür.
Destek Çayı :
Karaömer Dağı ile Canik Dağları arasından akar Taşova’dan Yeşilırmak'a karışır. 35 kilometre uzunluğundadır. Minimum debisi 0,5 m3/sn. maksimum debisi 130 m3/sn. dir
Deliçay :
Sakarat Dağı Buğalı Yaylalarından doğar Yeşilırmak'a karışır. 48 km uzunluğundadır. Minimum debisi 0,5 m3/sn. maksimum debisi 212 m3/sn. dir.
Kuruçay :
Yeşilırmağa akar. Amasya-Tokat il sınırındadır. Sakarat dağından doğar. 50 kilometre uzunluğundadır.
Gökdere Çayı :
Canik Dağlarından doğar. Taşova ilçesindedir. 40 kilometre uzunluğundadır.
Kavşak Çayı :
Tavşan dağından doğar Kızılırmak'a karışır. Sulama amaçlı Karadere Barajı vardır.
Hamamözü Çayı :
İnegöl dağından doğar Kızılırmak'a karışır.
-Göller
Borabay Gölü
Taşova ilçe sınırları içinde yer alır. İl merkezine 63 km ve Taşova ilçesine 15 km mesafededir. Amasya - Taşova karayolunun 44. kilometresinden sola ayrılan Taşova - Samsun karayolunu takiben 14. km.den tekrar sola ayrılarak ulaşılır. Denizden yüksekliği 1.050 m dir. Gölde yamaçlardan yıkılmalarla oluşmuş doğal bir set bulunmaktadır. Tabandan su kaynaması olan göl, ayrıca dereden gelen sularla da beslenmektedir. 80 metre genişlik ve 25 metre derinliğe sahip göl, doğu-batı yönünde uzanan bir vadide yer alır. Gölün etrafında kayın, sarıçam, sedir, kestane ağaçları mevcuttur. Güney kıyısı sarp ve dik olup, kuzey kıyısı piknik amaçlı kullanıma uygundur. Kültür Bakanlığı Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 13.07.1993 gün ve 3092 sayılı kararı ile 1.Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmiştir.
-Barajlar
D.S.İ Tarafından Hizmete Açılmış Baraj ve Göletler
Yedikır Barajı (Yedi Kuğular Kuş Cenneti)
Suluova İlçesine 10 km mesafededir. 1979 yılında inşaatına başlanmış, 1986 yılında işletmeye açılmıştır. Sulama amaçlı olup 1.400 ha sulama alanına sahiptir. Kuşların göç yolu üzerinde olan göl kış aylarında kuşların doğal yaşam alanıdır. 34 çeşit kuş türü tespit edilmiş olup çevresi mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Kültür Bakanlığı Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 17.08.1989 gün ve 489 sayılı kararı ile 1.Derece Doğal Sit Alanı olarak ilan edilmiştir.
Derinöz Barajı :
Suluova Derinöz çayı üzerinde olup 2003 yılında tamamlanmıştır. Sulama amaçlı inşa edilmiş olan baraj 6.500 ha. alan sulanacaktır.
Gümüşhacıköy (Sarayözü) Barajı :
Gümüşhacıköy ilçe merkezinde 1991 yılında işletmeye açılmıştır. Sulama amaçlı olan barajdan 3.500 ha alan sulanmaktadır.
Gediksaray Barajı :
Göynücek ilçesi Gediksaray - Ayvalıpınar Köyü'nde 1994 yılında işletmeye açılmıştır. Sulama amaçlı ve 1200 ha. sulama alanı vardır.
Destek Barajı :
Taşova İlçesi Destek Beldesi’nde 2001 yılında işletme ye açılmıştır. Sulama amaçlı ve 130 ha sulama alanı vardır.
Uluköy Barajı :
Taşova İlçesi’nde 1984 yılında işletmeye açılmıştır.Sulama amaçlı ve 1.000 ha sulama alanı vardır.
Doğantepe Göleti :
Merkez Doğantepe Köyü'nde 1990 yılında işletmeye açılmıştır. Sulama amaçlı olup 400 ha sulama alanına sahiptir.
Ortaköy Göleti :
Merkez Ortaköy Köyü'nde 1976 yılında işletmeye açılmıştır. Sulama amaçlı olup 200 ha sulama alanına sahiptir.
İbecik Göleti :
Merkez İbecik Köyü'nde 2002 yılında işletmeye açılmıştır. Sulama amaçlı olup 108 ha sulama alanına sahiptir.
Bayırlı Göleti :
Suluova İlçesi Bayırlı Köyü'nde 1994 yılında işletme açılmıştır. Sulama amaçlı ve 85 ha sulama alanı vardır.
Sarıbuğday Göleti :
Merzifon İlçesi Sarıbuğday Köyü'nde 1994 yılında işletme açılmıştır. Sulama amaçlı ve 90 ha. sulama alanı vardır.
Paşa Göleti :
Merzifon İlçesi Hırka Köyü'nde 1994 yılında işletme açılmıştır. Sulama amaçlı ve 350 ha. sulama alanı vardır.
Yakacık Göleti :
Merzifon Yakacık Köyü'nde 1996 yılında inşaatına başlanmış ve 2001 yılında işletmeye açılmıştır. Sulama amaçlı ve 240 ha. sulama alanı vardır.
Ayvalı Göleti :
Amasya Gümüşhacıköy İlçesi merkezinde 1994 yılında işletmeye açılmıştır. Sulama amaçlı ve 90 ha sulama alanı vardır.
İmirler Göleti :
Gümüşhacıköy ilçesi İmirler Köyü'nde 1996 yılında işletmeye açılmıştır. Sulama amaçlı ve 300 ha sulama alanı vardır.
Çitli Göleti :
Gümüşhacıköy ilçesi Çitli Köyü'nde 1987 yılında inşaatına başlanmış ve 1992 yılında işletmeye açılmıştır. Sulama amaçlı ve 710 ha. sulama alanı vardır.
Yeniköy Göleti :
Hamamözü ilçesi Yeniköy'de 1986 yılında işletmeye açılmıştır. Sulama amaçlı 350 ha. sulama alanı vardır.
Kızgüldüren Göleti :
Taşova Kızgüldüren Köyü'nde 1967 yılında işletmeye açılmıştır. Sulama amaçlı ve 25 ha. sulama alanı vardır.
-Doğal Afetler
Taşkınlar
Tarih boyunca Amasya ili gerek yerleşim yerlerinde, gerekse tarım arazisinde Yeşilırmak ve yan kollarının taşkınlarına maruz kalmıştır. Taşkınların etkisini il merkezindeki tarihi kalıntılar dan da gözlemlemek mümkündür. Buna en güzel örnek yöre halkınca Üç Medeniyet Köprüsü olarak adlandırılan Alçak Köprüdür. Yeşilırmağın taşkınları ve getirdiği malzeme ile yatak tabanında yükselme olmuş, köprü ayakları zamanla dolmuş ve köprü ayaklarında yükseltme ihtiyacı doğmuştur. Perspontus, Selçuklu-Osmanlı ve Cumhuriyet Döneminde ilave yapılar eklenerek köprü tabliyesi yükseltilmiştir. Bu üç ayrı yapıyı Alçak Köprü’de izlemek mümkündür.
Amasya, tarihinde birçok taşkına maruz kalmış olup yakın dönemde can ve mal kaybına neden olan en büyük taşkın 03-06.Haziran 1948 deki taşkındır. Özellikle il merkezindeki Lokman Deresinin taşması ve malzeme getirmesi nedeniyle Amasya merkezde 155 kişi hayatını kaybetmiş, 95 ceset bulunmuş, 65 kişinin akibeti ise tesbit edilememiştir. Kelkit ve Yeşilırmağın birleşim yerindeki Kale Akım Rasat İstasyonu'ndan geçen debi 410 m3/sn tesbit edilmiştir.
Yine 5 Nisan 1952 tarihinde Kale Akım Rasat İstasyonu'nda 1.560 m3 /sn tespit edilmiş, bu tarihte 3.000 vatandaş evsiz kalmış, Kızılay 350 çadır ve nakdi yardım göndermiştir. Ayrıca Ulusu bucağında 14 yaşında bir çocuk boğulmuştur.
24 Mart 1954 Amasya Hükümet Köprüsü'nde ölçülen debi 620m3 /sn dir. Tarım arazileri su altında kalmış, çevre köylere Kızılay tarafından 250 çadır gönderilmiştir.
5 Nisan 1967 ve 14 Mayıs 1967 tarihinde yaşanan taşkında, Hükümet Köprüsü'nden 5 Nisan’da 500 m3 /sn ve 14 Mayıs’ da 461 m3 /sn debi geçmiş, büyük boyutlu maddi zarar tespit edilmiştir.
13 Mart 1968 tarihinde ise Hükümet Köprüsü'nde debinin 718 m3/sn olduğu tespit edilmiş, büyük boyutlu maddi zararın yanı sıra, 156 adet büyükbaş hayvan ve 270 adet küçükbaş hayvan ölmüştür. Ayrıca Maydanoz Köprü yıkılmış, Sultan II. Bayezid Külliyesi sular altında kalmıştır.
30 Nisan 1975, 27-28 Nisan 1977, 26 Temmuz 1977, 3 Ocak 1979 ve 31 Ocak 1987, 12 Temmuz 1988, 18-19 Mayıs 1990, 26-27 Mayıs 2000 tarihlerin de ilde muhtelif taşkınlar meydana gelmiş ve mal ve can güvenliği tehlikeye düşmüştür.
-Depremler
Anadolu’daki en eski yerleşimlerden biri olan Amasya, coğrafi konumu ve genç tektonizma içerisinde aldığı yer nedeniyle tarih boyunca kaydı tutulmuş bir çok depreme şahit olmuştur. Bu depremlerin yıkıcı etkileri Amasya kalesi ve özellikle Selçuklu-Osmanlı dönemi eserlerinde izlenmektedir. Bu yapılar üzerinde çeşitli dönemlerde yapıldığı belli olan birden çok ve büyük tamir izleri vardır.
Tarihsel kayıtlarda geçen ilk yıkıcı depremin tarihi MS 236 olarak geçmektedir. Kuzey Anadolu Fay hattı üzerinde oluşan bu depremin izine Roma kayıtlarında rastlanmıştır. Bölgede kayıtlı bir başka deprem de MS 509 yılına aittir. Bu iki depremin yarattığı hasarlar hakkında günümüze çok az bilgi ulaşmıştır.
Bölge hakkında detaylı bilgi edinilen ilk deprem 1579 yılına aittir. Bu depremin kaydı Osmanlı Mühimme Defterlerinde tutulmuştur. Buna göre deprem özellikle Çorum’da etkisi olmuş, Amasya’da da Hızır Paşa Camii, İmaret ve Medresesinde hasar oluşturmuştur. Bu depremin kesin olmamakla birlikte Laçin-Çorum Fayında oluştuğu söylenebilir.
1647-1648 tarihleri arasında ki depremlerde Amasya’da Hacı Hamza Mescidi, Fethiye Camii ve Hilafet Gazi Medresesi depremde hasar görmüştür.
Bölgede en büyük deprem ise 16 Ağustos 1668 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu depremde, etki alanı değerlendirmelerine göre Niksar-Bolu arasındaki Kuzey Anadolu Fay hattı tamamen kırılmıştır Amasya’da Sultan Bayezid Camii’nin kubbeleri, minareleri, Amasya Kalesi’nin duvarları, kargirhaneler, camilerin çoğunun kubbeleri ve Bedesten’in çok yerleri yıkılmıştır.
14 Ekim 1684 de ki depremde kagir binaların çoğunda hasar oluşmuş, Sultan Beyazıt Camii'nde de hasar meydana gelmiştir. Depremin etkileri Niksar’da da görülmüştür.
1734 yılında olan bu deprem hakkındaki tek bilgimiz önceki depremlerde yıkılan ve tekrar yapılan Beyler Sarayı hasar görmüş olduğudur. Saray depremden sonra tekrar tamir edilmemiştir (HH).
29 Ekim 1776 tarihinde Vezirköprü ve Merzifon’u etkileyen bir deprem gerçekleşmiştir. Kadı Sicillerinde bu depremde önceden beri viran olan Ayşe Hatun türbesininin yıkıldığı belirtilmiştir.
18 Temmuz 1794 tarihinde Çorum bölgesinde büyük bir deprem meydana gelmiştir. Depremden Amasya’da etkilenmiştir.
Tarihsel depremlerden tespit edilen durum Amasya ve çevresinin yakın dönemde (1500 sonrası) birçok kere büyük ve yıkıcı depremlere maruz kaldığı gerçeğidir. Bununla birlikte antik dönemde nispeten az hasar yapan ve kayıtlara geçirilmemiş depremlerin varlığı da gözönünde bulundurulmalıdır. Eski Amasya kentinin dayanıklı kireçtaşlarının üzerine yerleştiği hesaba katıldığında, bahsedilen dönemde hasar yapmayan depremlerin dahi günümüzde tekarlanması halinde, Yeşilırmak alüvyonları üzerine genişlemekte olan modern Amasya şehri üzerindeki yıkıcı etkilerinin çok daha büyük olacağı açıktır. Bu tespit Taşova, Merzifon, Suluova, Gümüşhacıköy ve Hamamözü ilçeleri için de geçerlidir.
Aletsel Dönem (1900-günümüz) Depremleri
Kuzey Anadolu Fay hattı boyunca son yüzyılda itibaren olan büyük depremlerde batıya doğru düzenli bir göç sözkonusudur. 1939 Erzincan depremi ile başlayan ve en son 17 Ağustos 1999 İzmit depremi ile Kuzey Anadolu Fay hattının tamamı kırılmıştır. Can ve mal kaybına neden olan önemli depremler;
26 Aralık 1939 Erzincan Depremi ve Bölgeye Etkisi :
7.8 büyüklüğündedir. 26-27 Aralık gecesi saat 02.00’da Kuzeydoğu Anadolu’yu sarsan bu deprem birçok şehir ve köyde ağır hasar yaratmıştır. Depremde 360 km uzunluğunda bir fay hattı kırılmıştır Depremin etki alanı içerisinde toplam 32.962 kişi hayatını kaybetmiştir.
Kasım-Aralık 1942 Laçin-Osmancık Depremleri ve Bölgeye Etkisi :
1942 yılının sonuna doğru Laçin-Hamamözü-Osmancık ile Çorum’u etkileyen ve yaklaşık birer hafta arayla gerçekleşen 3 deprem olmuştur. Bu depremler hasar dağılımı göz önünde bulundurularak Kızılırmak Vadisi depremleri olarak adlandırılmaktadır.
Bu depremlerden ikincisi 2 Aralık günü Osmancık’ın kuzeyinde Merzifon-Gümüşhacıköy fay hattı üzerinde meydana gelmiştir ve büyüklüğü 5.9’dur. Depremde vadi içerisinde ve yamaçlarında bulunan yerleşimlerde ağır hasar oluşmuş, toplam 5 kişi hayatını kaybetmiştir.
14 Ağustos 1996 Mecitözü Depremi (5.6 büyüklüğünde) ve Bölgeye Etkisi :
5.6 büyüklüğündedir. Özellikle Mecitözü ve Merzifon’a bağlı köylerde ağır hasara neden olan bu depremde, 1 kişi ölmüş, 9 kişi yaralanmış ve toplam 2.606 konutta hasar meydana gelmiştir. Hasarın yoğun olarak gözlendiği yerleşim birimleri Akpınar, Oymaağaç, Mahmutlu, Balgöze, Diphacı ve Karasar köyleridir.
Depremin merkezi Mecitözü-Merzifon arasında olup, ilişkili fay hattı Sarıbuğday-Çorum fayıdır.
Amasya şehir merkezi içindeki Hükümet Köprüsü bugün ki şartlarda 800 m3/sn taşkın debisini geçirebilmektedir. Bu debinin yinelenme süresi 36 yıl olarak hesaplanmıştır. Çekerek Irmağı üzerinde inşaatı devam etmekte olan Süreyya Bey Barajı'nın tamamlanmasından sonra bu süre 133 yıl olacaktır. Zira Barajda 500 yıllık taşkın için hacim ayrılmaktadır.
-Aktif Fay Hatları
Kuzey Anadolu Fayı Hattı, Karlıova’dan başlayarak tüm Anadolu'yu Karadeniz kıyısına neredeyse paralel bir yay çizerek katettikten sonra Saros körfezinden Türkiye’yi terkeder. Bu hat boyunca ilk olarak KB-GD olarak izlenen gidişi inceleme bölgesinde B-D doğrultusuna doğru bir dönüş gerçekleştirir. Bu dönüş aynı zamanda da Anadolu’nun saat yönünün tersine dönüşünün de nedenini oluşturur. Bu dönüşün bir sonucu olarak KAF hattı boyunca ana fay gidişinden ayrılan birçok yan kol oluşmuştur. Amasya şehri hem Niksar-Taşova-Ladik-Havza ilçelerini takip eden Kuzey Anadolu Fay hattı hem de bu ana kırık zonundan ayrılan yan kolların etki alanındadır. Bu yan kırıkların hareketlerinin Anadolu içlerine ilerledikçe sönümlendiği bilinmektedir ancak ana hatta yakın olduğu yerlerde düşük riskle de olsa yıkıcı deprem üretme potansiyeli vardır. Kuzey Anadolu Fayının yan kolları Amasya bölgesinde Ezinepazarı-Sungurlu, Taşova-Çorum, Laçin ve Merzifon fayları olarak gözlenir.
Kuzey Anadolu Fay hattı Niksar dolaylarında en önemli çatallanmasını yaparak Ezinepazarı-Sungurlu fayını oluşturur. Bu fay, Aydınca havzasını ve Deliçay vadisini güneyden sınırlıyarak batıya doğru devam eder. Fay üzerinde bilinen en önemli hareket 1939 Erzincan depreminde olmuş ve bu hat Ezinepazar köyüne kadar kırılarak bölgede büyük hasara neden olmuştur. Fayın genç kırıkları bölgedeki alüvyal yelpazelerde gözlenmektedir. Ezinepazarı fayı, Deliçay vadisini terkettikten sonra güneyde Sungurlu’ya (Sungurlu Fayı) ve kuzeyde Mecitözü’ne (Gökhöyük Fayı) doğru devam eden iki kola ayrılır. Bu kolların varlığı nedeniyle Geldingen Ovası çek-ayır havza olarak açılmıştır. Bölgedeki sismik aktiviteye bakıldığında fay üzerindeki kayda değer aktivitenin daha çok Mecitözü-Doğantepe hattında yoğunlaştığı gözlenmektedir. Havza içerisinde yeralan termal su kaynakları da (Beke Kaplıcası) bu hattın halen aktif olduğunu desteklemektedir.
Benzer bir durum Taşova-Laçin-Çorum fayı için de geçerlidir. Bu segment de KAF’dan Esençay segmenti olarak ayrılır. Taşova-Eraslan arasında yatay ve tek parça olarak izlenen fay, Sarıbuğday batısından sonra ilki batıya devam eden (Laçin Fayı) ve diğeri ise güneye kavislenen (Sarıbuğday Fayı) iki kola ayrılır. Bu kolların ikisi de sismik olarak aktiftir ve son yüzyılda kayda değer büyüklükte depremler üretmişlerdir. Laçin Fayı 2 Aralık 1942 yılında kırılmış ve 5.9 büyüklüğünde (en çok 8 şiddetinde) bir deprem üretmiştir. Aynı şekilde Sarıbuğday fayı da 14 Ağustos 1996 yılında kırılmış ve 5.6 büyüklüğünde (en çok 8 şiddetinde) deprem üretmiştir.
Suluova Havzasını kuzeyden sınırlayarak Gümüşhacıköy üzerinden devam eden Merzifon-Gümüşhacıköy fayı morfolojik olarak çok belirgindir. Bu hat üzerinde Osmancık bölgesindeki ardaşık 1942 depremlerinden 2 Aralık (büyüklüğü:5.9) depremi meydana gelmiştir.
Kaya Düşmesi
İlde zaman zaman kaya düşmesi olayları meydana gelmiş ,fazla bir hasara yol açmamıştır.
-İklim
Amasya'da Karadeniz iklimi - Kara iklimi arasında bir geçiş iklimi hüküm sürer. Yazları Kara İklimi kadar kurak, Karadeniz iklimi kadar yağışlı değildir. Kışları ise Karadeniz iklimi kadar ılıman, Kara iklimi kadar sert değildir.
Bu bölgede Karadeniz ardı iklimi etkili olmaktadır.
Yazları sıcak ve kurak, kışları yağışlıdır. İlkbahar en çok yağış alan mevsimdir. Merzifon, Suluova, Gümüşhacıköy ve Hamamözü ilçeleri Bölgenin genel iklim özelliklerini yansıtmaktadır. Merkez İlçe, Taşova ve Göynücek İlçeleri daha çok karasal iklim özelliği göstermektedir.
Yağış
İl Merkezinde 1937 Yılından bu yana yapılan Meteorolojik ölçümlerde yıllık ortalama yağış: 436,7 mm, Merzifon’ da 436,9 mm, Gümüşhacıköy’de 458,3 mm, Taşova’ da 400,0 mm, Gönücek’ te 427,6 mm olarak ölçülmüştür.
Sıcaklık
İl Merkezinde yıllık ortalama sıcaklık 13,6 Co, yıllık ortalama nispi nem % 61olup en yüksek sıcaklık 30.07.2000 tarihinde 45,0 Co, en düşük sıcaklık 23.02.1985 tarihinde -20,4 Co, tespit edilmiştir.
Temmuz ve Ağustos ayları en kurak aylar olup, ilkbahar en fazla yağış alan mevsimdir. Yıllık ortalama donlu gün sayısı 50 gündür.
Rüzgâr
İl genelinde hakim rüzgar yönü Kuzeydoğudan esen poyraz rüzgarıdır. Ancak İl merkezinin topografik yapısı nedeniyle 1. derece hakim Rüzgar yönü Kuzeybatıdır. Ortalama rüzgar hızı 1,8 m/sn olup, yıllık ortalama kuvvetli rüzgarlı gün sayısı 65 gün, yıllık ortalama fırtınalı gün sayısı 12 gündür. En kuvvetli rüzgar 24.09.1996 tarihinde Kuzeybatıdan 36,0 m/sn olarak kayıtlara geçmiştir.
-Bitki Örtüsü
Amasya İli merkez ilçedeki ormanlar büyük ölçüde Akdağ bölgesinde yayılış göstermekte, yükseklerde sarıçam, karaçam ve kayın, düşük rakımlarda kızılçam, ardıç, meşe, gürgen ve titrek kavak yayılış göstermektedir. Bunun yanında yabani ahlat ve erik gibi ağaççıklar, sürünücü ardıç gibi çalı formları da vardır.
İl’in ormanlık alan yüzdesinin en fazlası Taşova İlçesi’nde bulunmaktadır. Özellikle Akdağ ve Boğalı dağ silsilelerinin kuzeye bakan yamaçları ile Destek Çayı’nın kuzeyindeki bölgede 1000 m yükseltiden sonra iyi vasıflı kayın ormanları bulunmaktadır. Güneye bakan yamaçlarda ise Yeşilırmak Vadisi’nden başlayıp yukarılara doğru sırasıyla kızılçam, meşe türleri, karaçam ve sarıçam yer yer saf yer yer de karışık ormanlardan oluşmaktadır. Ayrıca gürgen, kayacık, üvez, kızılcık, akçaağaç, geyik dikeni, sandal ve fındık gibi ağaç ve ağaççıklar, böğürtlen, eğrelti, yabani gül, katran ardıcı, laden, ısırgan otu ve orman gülü gibi alt florayı teşkil eden bitki örneklerine rastlanmaktadır.
Merzifon İlçesi Tavşan Dağı’nda bloklar halinde kayın ormanları ve bu ormanlar içerisinde münferit olarak yabani kiraz, ayı fındığı, akçaağaç, ıhlamur, gürgen gibi yapraklı türler bulunmaktadır. Bunun yanında yükseklerde lokal olarak sarıçam ve karaçam koru ormanları, daha düşük rakımlarda ve güney yamaçlarda ise meşe türlerinin oluşturduğu baltalık ormanları yayılış göstermektedir.
Yine Gümüşhacıköy İlçesi’nin Vezirköprü istikametindeki dağlık bölgelerinde sarıçam, karaçam, daha aşağılarda meşe türleri yayılış gösterir. Hamamözü’nde ise karaçamla birlikte meşe ormanları, yer yer de ardıç türlerine rastlanmaktadır.
Göynücek İlçesi Amasya İli’nin güneyinde yer alması ve İç Anadolu Bölgesi’ne geçiş zonunda bulunması nedeniyle step bitki örtüsüne sahip olmakla birlikte bu bölgede bulunan ormanların ağırlığını baltalık olarak işletilen meşe türleri ve kısmen de ardıç ağacı oluşturmaktadır.
Endemik bitkiler açısından yöre oldukça zengin tür(109) ve çeşitleri (246) içermektedir. Bu türler arasında yöresel adlarıyla hazeran, kuduz otu, akça çiçeği, dolama otu, mürdümük, bac biber ağacı, kaside, geven, yalancı havacıva, tüylü keten sayılabilr.
-Nüfus
1927 yılında Türkiye’nin nüfusu 13.648.270 iken,Amasya İlinin nüfusu 115.191 olarak tespit edilmiştir. Bu tarihte Amasya, nüfus büyüklüğü açısından 63 İl arasında 51. sırada yer almıştır. 2000 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre ise 81 İl arasında 53. sırada bulunmaktadır.
Amasya'da kilometrekareye düşen kişi sayısı 1927 yılında yaklaşık 21 kişi iken, 2000 yılında 64 kişiye yükselmiştir.
Şehir ve köy nüfus tablosu
|
SAYIM YILI |
TOPLAM NÜFUS |
ŞEHİR NÜFUSU |
KÖY NÜFUSU |
ŞEHİR VE KÖY NÜFUSUNUN TOPLAM NÜFUS İÇİNDEKİ ORANI (%) |
|
ŞEHİR |
KÖY |
|
T |
E |
K |
T |
E |
K |
|
1990 |
357.191 |
162.544 |
194.647 |
45.51 |
46.96 |
44.03 |
54.49 |
53.04 |
55.97 |
|
2000 |
365.231 |
196.621 |
168.610 |
53.83 |
55.09 |
52.54 |
46.17 |
44.91 |
47.4 |
Nüfusun ilçeler itibariyle dağılım tablosu
|
İLÇE ADI |
MERKEZ |
KÖYLER |
TOPLAM |
YOĞUN LUK (Kişi/Km2) |
|
1990 |
2000 |
1990 |
2000 |
1990 |
2000 |
1990 |
2000 |
|
Merkez |
57.087 |
74.393 |
65.915 |
58.814 |
123.002 |
133.207 |
70 |
77 |
|
Göynücek |
2.678 |
2.776 |
17.432 |
14.838 |
20.110 |
17.614 |
37 |
30 |
|
Gümüşhacıköy |
14.170 |
14.057 |
21.812 |
15.738 |
35.982 |
29.795 |
60 |
46 |
|
Hamamözü |
1.557 |
1.511 |
6.613 |
4.650 |
8.170 |
6.161 |
36 |
31 |
|
Merzifon |
40.431 |
45.613 |
27.017 |
21.668 |
67.448 |
67.281 |
72 |
69 |
|
Suluova |
36.223 |
42.715 |
13.151 |
11.408 |
49.374 |
54.123 |
106 |
105 |
|
Taşova |
10.197 |
15.556 |
44.982 |
41.494 |
55.179 |
57.050 |
54 |
55 |
|
İL TOPLAMI |
162.343 |
196.621 |
196.922 |
168.610 |
359.265 |
365.231 |
63 |
64 |
Son 73 yılda Türkiye’ nin nüfusu yaklaşık 5 kat artış göstermiştir. Aynı dönemde Amasya İlinin nüfusu yaklaşık 3.2 kat artış göstermiş ve 2000 yılında 365.231’ e yükselmiştir.1927-1935 döneminde Amasya İli'nin nüfus artış hızı %00 13.3 tür. 1927-2000 döneminde Amasya İli'nin nüfus artışı incelendiğinde, üç farklı dönem gözlenmiştir. 1985 yılına kadar nüfus sürekli olarak artmış, en yüksek yıllık nüfus artış hızı %00 65.46 ile 1950-1955 döneminde gerçekleşmiştir. 1985-1990 döneminde İlin nüfusu %00 0.61'lik artış hızı ile düşme göstermiş ve 1990 yılından sonra tekrar artma eğilimine girmiştir.
Amasya İli'nin 1990-2000 dönemindeki yıllık nüfus artış hızı yaklaşık %0 2’ dir. İle bağlı bulunan 6 İlçeden Merzifon İlçesi 67.281 nüfusu ile en fazla nüfusa , Hamamözü İlçesi ise , 6.161 nüfusu ile en az nüfusa sahip olan İlçelerdir. İlin yıllık nüfus artış hızı en yüksek olan ilçesi %009.2 ile Suluova iken, en az olan İlçesi %00 28.2 ile Hamamözü'dür.
2000 Yılı Genel Nüfus sayımı sonuçlarına göre, İl Genelinde mevcut 348 köy ve 25 beldede toplam nüfus sayısı, 168.610 olup, bu rakam İl toplamı nüfusunun % 46' sını oluşturmaktadır. İl merkezine bağlı 101 köy 6 belde olup, nüfus miktarı ise 58.814 dür.
Amasya İli'nin 2000 yılındaki nüfusu 365.231, 1990-2000 dönemindeki yıllık nüfus artış hızı yaklaşık % 002' dir. İle bağlı bulunan 6 ilçeden Merzifon İlçesi 67.281 nüfusu ile en fazla nüfusa, Hamamözü İlçesi ise 6.161 nüfusu ile en az nüfusa sahip olan ilçelerdir.
İlin yıllık nüfus artış hızı en yüksek olan ilçesi % 009.2 ile Suluova iken, en az olan ilçesi % oo-28.2 ile Hamamözü' dür. İl de bulunan toplam 370 köyden 281' inin nüfusu 500' ün altında olup, köylerin büyük çoğunluğu oldukça düşük bir nüfusa sahiptir.